Üçtelli Sevdası

Ustasının eline geçen sene bugünlerde doğan bu dişbudak üçtelli, Ağustos’tan beri benim minik kuşum.

uctellimBu yıl dönümünün farkında olmadan, Pazar günü kendisini bisikletimin heybesinde “belki çalarım” hevesiyle gezindirmekteydim. Yıllarca kullandığım Kızıltoprak İstasyonu yaya alt geçidinden yiyecek bir şeyler almak üzere geçerken tekerlerdeki ruble sesinin yankılanışıyla birden durdum. Heybemi açıp bu resimdeki güzel sazı çıkardım. Şansa bağlama düzeni geldi, Ramazan Güngör’ün avuç içiyle tutup işaret parmağıyla telleri iterek çaldığı gibi bir “Boğaz Havası” ve birkaç teke zortlatması çaldıktan sonra anladım ki bu ıssız sakin tünel beni acı-acına daha oyalayacak. Zurna düzeni yaptım; Kocaoğlan Zeybeği, Muğla Kadıoğlu Zeybeği, Elif Dedim Be Dedim, Ben Kendimi Gülün Dibinde Buldum ve bu düzende doğmuş birkaç zeybek çaldım. Ses öyle tatlı geliyordu ki hangisini kaç defa çaldım hatırlamıyorum. Vakit su gibi aktı geçti. Bu esnada bir çift yürümesini yavaşlattı. Sonra yürüdü gittiler ama tünelin sonundan çıtırtılar gitmedi. Anladığım kadarıyla ben çalarken kız zeybek oynadı, arkadaşı da telefonla videosunu çekti.

Kızıltoprak’ta eğlenmeye doyamadım ama Fenerbahçe Parkı’na sürdüm. Orada bir tenhada bozuk düzenden Nine ile Torun, birkaç türkü ve misket düzeni başka zeybekler çaldım.

Gün sonunda öyle bir yorulmuşum ki, ertesi gün bileklerim ve parmaklarım ağrıyacak kadar üçtelli cura çaldığımı ancak idrak edebildim. Bu vesiyle sazımın ustası Yusuf Aykurt’a ve tüm üçtelli severlere selam ederim, saygılarımı sunarım.

7 Haziran 2017, Kadıköy.

Bu kaydı da bu yazıdan bir ay kadar sonra Fenerbahçe Parkı’nda kaydetmiştim.